31 Temmuz 2009 Cuma

+7 Averaj

31 Temmuz 2009 Cuma 0
Ülke futbolunun lehine +7 averaj yazıldı haneye dün akşam.

MN: 1 GS: 4
FB: 5 BH: 1

Devamı gelsin inşaallah...

30 Temmuz 2009 Perşembe

Bam Teli

30 Temmuz 2009 Perşembe 2
Sanatçı hassasiyeti diye bir kavram var. Sadece bizim ülkemizde mi böyledir yoksa her ülkede sanatçı hassasiyeti denilen ve sanatçıların duyuş, düşünüş, görüş, bakış biçimini taltif eden bir kavram var mıdır bilmiyorum.

Memlekette eline mikrofonu alıp tv de görünen, bet sesine rağmen şarkı söylemeye çalışan, salak saçma bir filmde, dizide rol alan her insan kişisi kendini sanatçı diye takdim ederken hassasiyeti sorgulamak çok hassas bir konu olmasa gerek.

Bu ülkede Barış Manço, Cem Karaca, Fikret Kızılok için ve Fatih Ürek, Petek Dinçöz ya da Mustafa Toplaoğlu için de sanatçı kelimesini kullanan insanlar var.

İsimlere bir kastım yok kesinlikle, insan olarak çok iyi olabilirler ama sanatçı kavramının içini doldurdukları hakkında derin şüphelere gark oluyorum.

İçi boş bir kavrama da hassasiyet yakıştırmak at m.kinde kelebek gibi duruyor.

Siftah

2009-2010 sezonunu resmi olarak açıyoruz bugün. İlk maç bir Avrupa Kupası -yeni formatıyla Uefa Kupası- maçı ve şifreli kanal b.kuna seyredemiyoruz.

Yeni transferler ve yeni hoca ile tazelenmekle tazelenmemek arasındaki umutların acabayla karışmış olduğu bir sezona selam vereceğiz Honved maçı ile.

İnşaallah güzel, keyifli bir sezon geçiririz. Hedefler biraz küçülmüş gibi olsa da, ben Uefa Kupası'nda sadece Fenerbahçe değil bu kupada mücadele edecek tüm takımlarımızın kupa kaldırma şansı olduğuna inanmak istiyorum.

Öncelik her zaman olduğu gibi Fenerbahçe'nin tabi ki.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Kartal Bafiler, Bafilemiş

29 Temmuz 2009 Çarşamba 0
Anderlecht - Sivas maçı ile ilgili post girecektim, baktım ki Kartal Bafiler durumu çok iyi özetlemiş.

Üstüne ne yazsan boş gayrı.

28 Temmuz 2009 Salı

Bak Dalgana

28 Temmuz 2009 Salı 0
Dalga geçmek ve işin eğlenceli tarafından bakıp emin olmadığımız halde konu hakkında tahminler yürüterek komiklikler yapmaya çalışmak yurdum insanının çok sevdiği bir şeydir.

Mardin Havaalanı'ndaki uçak camı silme konusunu sabah radyoda dinledim sonra Habertürk gazetesinde resimlerini gördüm. Başka bir gazetede de var mı bilmiyorum ama gereksiz ve çok uzayan bir konu gibi geliyor bana.

Alay etmeyi pek çok seviyoruz vesselam. Aynı gazetedeki yorumları okudum da herkes Ata Demirer, herkes Cem Yılmaz falan...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Boş

27 Temmuz 2009 Pazartesi 2
Bu post boş bırakılmıştır.

Damacanasansör

Damacanadan nargile yapanını gördüydük yurdum insanı resimlerinden. Şimdi damacanayı yapanını da duyduk.

Anlamadığım neden asansör...

Bir dişiyle yakalanmaktan daha mı heyecan verici damacana ile yakalanma riski.

Sendrom

Pazartesi, işbaşı yaptık. Aklımız haftasonunda kaldı. Merak ediyorum, ev kadınlarının da pazartesi sendromu var mı?

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Geçmeyici Rahatsızlık

22 Temmuz 2009 Çarşamba 0
Son günlerde müstehcen öğeler barındıran cümle kalıpları, kelimeler, anlam yüklemeleri vesair şeyler yazmaya başladım.

Gerçi harf eksilterek ya da çarpıtarak -rtük hesabı- flulaştırmaya çalışıyorum ama yine de geçmeyici bu rahatsızlık için özür dilerim.

Tutulmalar

Güneş tutulur
Ay tutulur
Dil tutulur
Nutkun tutulur
Oruç tutulur
İnsanoğlu sevdaya tutulur

Olmaması gereken bir şey olur, yapmaman gereken bir şeyi yaparsın z.k tutulur.

Diğerlerinden zarar gelmez; yeter ki z.k tutulmasın.

Patagonya

Beğenmeyen okumasın!

Yorum mu?

Hiç yapmasın!!!...

Seçmelemeler

Bırakıp gitmeleri gelir ya arasıra insanın, herşeyi peşi sıra
İşte öyle bir şey gelir bana da, arada ve de sırada
İstanbul dışında bir yerde, kah orada kah burada
Mutlaka İstanbul dışında bir yerde, ha orada ha burada
Ama olmaz, yapılmaz; görünmez, kopmaz bağlar var İstanbul'da
Ben diyeyim burasında siz deyin orasında

Bırakıp pes etmeleri başlar ya insanın, hem enine hem boyuna
İşte öyle bir şey olur bana da, hem huyuma hem suyuma
İstanbul içinde bir yerde, huyumda değişir suyumda
Siz deyin burasında ben diyeyim orasında

O.

O. halk arasında çapkın olan hanımlar için kullanılan bir tabirdir. Argo da m. kavramı hemen hemen bunun karşılığı olabilir.

Çapkınlığı profesyonel (ücret karşılığı bir işi yapan) olarak gerçekleştireni ise f. olarak anılıyor. Ama isimde geçtiği gibi fiyatlar fahiş değilmiş her zaman; bilenlerin yalancısıyım.

One night stand tarzının olmazsa olmazıdır bu çapkın hanımlar.

21 Temmuz 2009 Salı

Şemsiye

21 Temmuz 2009 Salı 0
19 Temmuz itibariyle sigara yasağı başladı. Kapalı alan, kapasız alan, yarı kapalı alan. Üç tarafı sularla çevrili alan derken herşey birbirine girdi.

Vatandaş neresinin kapalı neresinin kapalı olmayan alan olduğuna bir türlü vakıf olamıyor. Şemsiye kaçtı bir tarafa açsan açılmaz. Yasayı uygulayacak olan birimlerin yetkililerinin de birbirlerinden farklı yorumları var.

Acaba şemsiye kullanırken ortaya çıkan üstü örtülmüş alan da kapalı alan statüsüne dahil mi?

Ya plaj şemsiyeleri!

Halis ile Nazlıcan

Halis Toprak ile evlenen 17 yaşındaki kızın babasıyla ropörtaj yapmışlar bir gazetede; flört ettiler mi gibi bir soru sormuşlar; "benim kızım daha çocuk, ne flörtü" demiş baba.

Evlenmek için büyük flört için çocuk olmak nasıl bir şey ki? Flört etmenin sorumluluğu daha mı büyük evlilikten?

Geçmiş, Sadece Geçmiş Değildir!

Geçmişte yaşadıklarınızdan pişman mısınız diye sorarlar ya; insa kişisi de şişine şişine değilim der, iyi ki yaşadım herşeyi, iyi ki yedim her türlü herzeyi yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim.

Ben dönüp bakınca geçmişime pişmanlıklar da görüyorum geçtiğim yolların ayak izlerinde. Keşkelerim var; içinde yapsaydım ya da yapmasaydım olan keşkeler. Ahh keşkeler.

İyi ki yaptımlarım ve iyi ki yapmadımlarım da var.

Eğerlerim var; yine içinde, yapsaydım ve yapmasaydımlar barındırıyor.

İnsan çocukken salak olurmuş, gençken daha da salak.

Hasbelkader bu yazdıklarımı okuyan gençler varsa bana kızmasınlar, genç olmayı bırakalı yıllar olup da orta yaş basamaklarını adımladıklarında otomatik olarak benim gibi düşünmeye başlayabilme ihtimalleri çok yüksek. İstisnalar kaideyi bozmaz. Ve hatta yaptığımız ankette yüz kişiye sorduk; alem döt olmuş.

Yaşadığım herşeyden pişman değilim, yaşadığım hiçbirşeyden de pişman olmamak mümkün değil. Hatalarıyla ve dahi sevaplarıyla geride bıraktığım tüm ayak izlerini sahiplenmekten gurur duyuyorum.

Keşke bazı şeyleri başka türlü yapsaydım dediklerim de bana ait.

2 Mevkiye 9 Futbolcu

Fenerbahçe'nin transfer haberlerini gazetelerden okuyunca hemen kendi sitesine baktım. Her gazete tonlarca isim yazdığı için artık sitede görmediğim sürece inanmıyorum transfer haberlerine çünkü.

Durup durup turnayı gözünden vurduk mu bilinmez ama hepi topu iki mevkiye 9 tane adam transfer etmek çok gerekli miydi acaba?

Sol tarafa 6 kişi; Cristian Mark Junio Nascimento Oliveira Baroni
Defansif orta sahaya 3 kişi; Andre Clarindo dos Santos
isimler Fanatik'in bu linkinden alınmıştır.

Keşke bu kadar adam alınacağına eleme yaparak aralarından en iyilerini seçseydik.

Off ya, feci bir geyik oldu bu.

19 Temmuz 2009 Pazar

19 07 1907 - 2009

19 Temmuz 2009 Pazar 0
102. yılımız kutlu, mutlu olsun.
Kutlayacak günü olmayanlara da gün nasip olsun.

Miraç

Üzerine alınan herkesin Miraç Kandili mübarek olsun.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Fark Var mı?

16 Temmuz 2009 Perşembe 0
50 Cent konserinde terli paçavralara saldıran ve kapmaya çalışan genç kişisiyle MJ öldü diye intihar eden insan kişisi arasındaki fark nedir?

50 Cent

50 Cent gelmiş,
50 Cent konser vermiş,
50 Cent konserini izleyebilmek için bir yığın genç canını dişine takmış,
50 Cent gitmiş.

Duydum, okudum, dinledim hiçbiri elli cent etmezmiş.

14 Temmuz 2009 Salı

Kerpen - Kefke - Cebeli - Babacı Hattı

14 Temmuz 2009 Salı 0
Cuma sabahı, günün ilk ışıklarıyla yollara vurup kendimizi İzmit yolunu izleyip Kandıra sapağından geçerek gişelerdeki ödemeyi yaptıktan sonra 35 - 40 km kadar güzel, kaymak gibi iki tarafı bağ, bahçe, tarlayla çevrili yolu tüketip Kerpe sapağını geride bıraktıktan gayrı Kefken'e 2 km yazan bir tabelayı sol tarafımıza alıp Babalı ve dahi bir kaç köy isminin de yazılı olduğu tabelanın gösterdiği yön istikametinde ilerleyerek Babalı köyüne intikal ettik.

Cuma günü Babalı'da geçti. Cumartesi akşam Cebeci'yi gördük. Pazar sabah erkenden Kefken'e nail olduk. Pazar öğleden sonrası Babalı'dan İstanbul'a dönüş yoluna girdiğimizde geliş istikametinin tersine ilerlemeye başladık; Babalı - Cebeci - Kefken güzergahını izlerken Kerpe sapağında bu sefer 2-3 km içeriye dalarak 1 saatliğine Kerpe plajını ve hemen kenarındaki balık restaurantlarıyla dolu caddesini de keşfettik.

Tatilin ve hatta pazar gününün tek kötü yanı Kerpe girişindeki -kontrol altına alınmış olmasına rağmen hiç olmaması gereken- orman yangınıydı. Alevler ve dumanlar biz çıkarken de devam ediyordu. Ancak durum kontrol altında olduğu için bir tedirginlik yoktu kimse de.

Akşam 18:00 sularında Kavacık'ta 1 saat kadar mola verdikten sonra Bayrampaşa'ya devam ettik.

Tatilmiydi, değilmiydi farkına bile varamadım ama İstanbul'dan uzaklaşmak ve doğayla içiçe bir ortama girmek dinlendiriciydi sanki.

Yol yorgunluğunu çıkartmak gerek tabi toplamdan.

10 Temmuz 2009 Cuma

De(ne)yimsel

10 Temmuz 2009 Cuma 0
Yurdum insanının her bir şeyi gariptir. Deyimleri de öyle.
Direkt dillendiremediği, dillendirmeye utandığı, sıkıldığı ama içinde cinsel tema barındıran bu konuları da konuşmadan edemediği için uygun deyimler bulmak ve halkın geneline mal etmek oldukça başarılı bir süreç olsa gerek.

Mesela;

Çavuş tokatlamak
Hamamcı olmak
Kamyon devirmek
Ayranı kabarmak

Anlamlarını bilmeseniz de aklınızda çağrışım yapıyor değil mi?
Yoksa benim içim mi kötü?

Anlamları için bakınız orası burası

09 Temmuz 2009 Perşembe

Tadilat

09 Temmuz 2009 Perşembe 1
Elem, acı ve keder
Hepsi bir anda geçer/biter -emin değilim-
.......
Taa milattan bu yana
Acırlar ağlayana
Hayat dudaklarda mey
.......

diye, sanırım Nilüfer'in söylediği bir güzel şarkıdır bu.

Amma ve lakin ben bu şarkıdaki taa milattan bu yanayı hep tadilattan bu yana anlamışımdır.
Bugün kulağıma çalındı şarkı bir yerde.

Farkettim ki hala tadilat anlıyorum.

07 Temmuz 2009 Salı

Kevgir

07 Temmuz 2009 Salı 1
Cep delik cepken delik
Yen delik kaftan delik
Don delik mintan delik
Kevgir misin be kardeşlik?

Orhan Veli Kanık


Erdem Alkın

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Otobüsünüzün Hareket Saati

06 Temmuz 2009 Pazartesi 10
Çocukluğumun yolculukları hep Sinop istikametine doğru olmuştur. Okulların kapandığı Haziran ayı civarında başlayan yaz tatilinin karneyi taçlandırma töreni memlekete yani köye doğru bir yolculukla yapılırdı.

Hep Sinop Birlik otobüslerini kullanırdık. Daha doğrusu kullanırdım; yaklaşık 2 - 2,5 ay sürecek olan karne hediyesi köy tatillerine çoklukla yalnız giderdim çünkü.

Bu tatillerin en sevdiğim yanlarından biri; otobüsün mola verdiği yerlerdeki mola bitiş anonsları olurdu. Bana her zaman, birisi burnunu sıkarak konuşuyormuş gibi gelen o sesle, şöyle bir anons yapılırdı;

"İstanbul istikametinden gelip Sinop istikametine gitmekte olan Sinop Birlik'in sayın yolcuları, otobüsünüzün hareket saati gelmiştir, lütfen yerlerinizi alınız."

Bir çok şey gibi; şimdi ki otobüs kalkış anonsları bile aynı tadı vermiyor mirim.

05 Temmuz 2009 Pazar

Eşcinsel

05 Temmuz 2009 Pazar 0
Özellikle bayanlarda bir 'ruh ikizi' kavramıdır gidiyor. Ruh ikizimi buldum falan diye ortalıkta başladığı ilişkinin ne kadar iyi gittiğini ifade etmeye çalışan yeni yetmeler görüyorum, duyuyorum zaman zaman.

Aklıma ruh ikizi deyince Eştinsel diye bir kavram geldi. Tin; ruh demek ya, oradan hareketle eştinsel de ruhsal uyum sağlanan eş anlamını barındırıyor sanki. Yani aynı ruhsal tercihlere sahip olan kişileri ifade ediyor.

Olaya böyle bakınca da, eşcinsel; cins ikizi gibi bir şey oluyor. Cinsel uyum sağlanan eş anlamında; yani aynı cinsel tercihlere sahip insan kişisi.

Neyse uzatmayayım, b.ku çıktı farkındayım. Ama geyiğe sardım son günlerde. Böyle, aklıma gelen abuk subuk şeyleri yazıyorum.

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Şofeer Şofer!

04 Temmuz 2009 Cumartesi 0
Son bir iki gündür şoferlerle gerginlikler yaşıyorum. Daha evvel pek başıma gelmeyen şeyler gelmeye başladı. Kötü sürücü değilim biliyorum ama şofer kardeşler ne hikmetse sürekli kendilerini haklı gördükleri için kendimi berbat bir sürücü gibi hissetmeye başladım.

Ortada ciddi bir hata olmamasına rağmen üşenmeden cam açıp laf söylemeleri acayip sinirlendiriyor beni. Karşılık vermeden duramıyorum tabi ben de. Bir gün ya temiz bir dayak yerim bu gidişle ya da ben birinin kafasını gözünü patlatırım. (Bunu yazmak yakışmadı biliyorum, ayrıca hiç de tasvip etmiyorum.)

Taksi şoferleri, otobüs şoferleri, minibüs şoferleri ve kamyon ve diğer ticari araçları kullanılan şoferler genelde yolların fatihiymiş gibi davranıp sürücülerin hatalarında tahammülsüzlüklere gark olunca içimden sunturlu bir küfür savurmak geliyor ve gitmiyor bir türlü.

Üstünde kendilerini sadrazam torunu gibi hissettikleri demir yığınını kullanmaktan gayrı ellerinden bir şey gelmeyen -istisnalar kaideyi bozmaz- artiz mektebi sakinlerinin caka atma gayretlerini hiddetle ve şiddetle ı-kınıyorum.

"Yallah şoför yallah" diyorum burdan kendilerine...

03 Temmuz 2009 Cuma

Naked Friday

03 Temmuz 2009 Cuma 3
Free Friday ibaresini duymuşsunuzdur.

Her bir şeyimiz dış kaynaklı olduğu için neredeyse, cuma günleri serbest giyimi ifade eden ibareyi de şirketler Free Friday şeklinde telaffuz ediyorlar. Tabi kulağa da değişik geliyor; "Free Friday". "Serbest Cuma" deyince aynı etkiyi bırakmıyor.

Neyse Hürriyet'teki bir habere göre İngiltere'de şirketin biri cuma günleri işe çıplak gelinmesi uygulaması başlatmış. Naked Friday -tam olarak karşılığı bu mu bilmiyorum, ben naked kelimesinin çıplak olduğunu bildiğimden öyle bir ibare oluşturdum- her neyse konu bu değil, merak ettiğim; Free Friday de insanlar rahat kıyafetlerini evlerinden giyip geliyorlardı, işyerine getirip değiştirmiyorlardı.

Acaba çıplak cuma uygulaması evden çıkarken mi başlıyor yoksa işyerine gelince mi soyunuyorlar.

Haber burada.

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Müstehaktır

01 Temmuz 2009 Çarşamba 1
Mehmet Topuz, yılan hikayesine dönen transferi sonrası Fenerbahçe'ye imza attıktan sonra "Fenerbahçe'nin büyüklüğünü yeni anladım, tesisleri görünce anladım" gibi laflar etmişti.

Şimdi Güiza; "hiç büyük takımda oynamadım" buyurmuş.

Bizim yönetime müstehaktır; bu kadar kıymet verip dünyanın parasını döker ve "ne oldum" delisi yaparsanız bu adamları, sizi adam yerine koymaz g.tlerinden konuşurlar.

Elalem de münasip bölgeleriyle gülüp dalga geçer tabi.

Michael Jackson

''Hayatının yarısını siyah, yarısını beyaz geçiren büyük Beşiktaşlı Michael Jackson; ruhun şad olsun..''

İster Beşiktaş taraftarı olun ister olmayın, ister bu grubu sevin ister sevmeyin ama haklarını teslim edin kardeşim; adamlar güzel sloganlar üretiyor.

Sabah işe gelirken Best FM'de Cem Arslan'ı dinlerken duymuştum, sonra internette de gördüm.

Ne diyelim; Çarşı'ya hürmetler.

İnsanlar Bazen Gerzektir

İngiltere'de kadının biri, 11 yaşındaki kızını dünyanın en seksi kadını yapmaya karar vermiş. Okula bile makyajlı gönderiyor kızının en seksi kadın olabilmesi için elinden geleni yapıyormuş.

Bu kadın gibi düşünen ya da yapan dünyanın başka yerinde belki ülkemizde bile insanlar vardır. Gerçi böyle çürük bir zihniyetin içinde olduğu bünyeyi insan sınıfına sokmak pek akla uygun değil gibi geliyor bana.

"Okula makyajla giden, diyet yaparak sürekli ince kalmayı hedef seçen Lucie'nin 40 yaşındaki annesi, "Kızımın Cheryl Cole olmasını istiyorum. Cheryl, zengin, güzel bir kadın ve herkes onu seviyor. Yeterince paramız var, neden kızım da öyle olmasın? Neden hayalleri gerçek olmasın?" şeklinde konuşuyor. "

Gerzek kadın -bu kelimeyi kullanmaktan utanmıyorum ve sıkılmıyorum- bahsettiği kişinin sevilme sebebinin, eti ve budu olduğunu onlar geçip gidince posa gibi bir kenarda bırakılacağını nasıl düşünemiyor anlamıyorum.

Allah, tez zamanda kız elden gitmeden akıl ve fikir vere.

Haberin detayını bu link veriyor.